|
K
1)Kaliks (Eski Yunanca: Kalyx-tomurcuk, fincan):
Fincan biçiminde organ ya da boşluktur. Bir tam çiçekte
en dış halkayı oluşturan yapraklardır. (sepaller)
2) Kalori (): Bir gram suyun sıcaklığını bir
derece yükseltmek için (14,5 oC'den 15,5
oC'ye) gereken ısı. Kilokalori bunun bin katıdır.
3) Kambiyum (Latince: Cambialis-değişme):
Birçok trakofil bitkilerin gövde ve kökün de meristem
hücrelerden oluşan ve bölünerek sekonder ksilem ve
sekonder floem tabakasını yapan tabaka.
4) Kapiller (Latince: Capillaris-saç gibi):
Atar ve toplardamarı birleştiren ve dokuların içine
yerleşmiş bulunan mikroskobik ve ince duvarlı damar.
5) Karbonhidrat (): (CH2O) oranında
karbon, hidrojen ve oksijen içeren organik
bileşiklerdir. Şekerler, nişasta ve selüloz.
6) Karnivor (Latince: Carno-et+Vorare-yemek):
Etobur. Et yiyen hayvan.
7) Karoten (Latince:Carota-havuç): Tatlı
patates ve yaprak sebzelerde bulunan sarı, turuncu veya
kırmızı renk maddesi. Hayvan vücudunda A vitaminine
dönüştürülür.
8) Karyokinez (Eski Yunanca: Karyon-nukleus+Kinesis-hareket):
Mitoz bölünmede çekirdek bölünmesidir.
9) Karyotip (Eski Yunanca: Karyon-nukleus+typos-tip):
Bir bireydeki kromozom takımının sayı, büyüklük ve
bakımından özelliği.
10) Karışım (): Değişik oranda birleşebilen iki
ya da daha fazla cins atom ya da molekül içeren çözelti.
11) Katabolizma (Eski Yunanca: Katabole-yıkılma):
Canlı hücre içinde karmaşık moleküllerin basit
moleküllere parçalanmasına ve enerjinin açığa çıkmasına
neden olan kimyasal reaksiyonlar.
12) Katalizör (Eski Yunanca: Katalysis):
Kimyasal reaksiyonun hızını düzenleyen maddedir. Bu
olmadan reaksiyon son noktaya ulaşmaz.
13) Katyon (Eski Yunanca: Kata-aşağı+İon-giden):
Pozitif yüklü iyon.
14) Keliser (Eski Yunanca: Chele-çengel+Keras-boyun):
Örümcek, akrep ve öteki Arachnida'ların başında bulunan
pens biçimindeki ekstremite.
15) Kemoreseptör (): Kimyasal uyarımları alan
duygu organı ya da hücresi.
16) Kemotropizma (Eski Yunanca: Chemeia-kimya+Tropos-dönüş):
Kimyasal uyarıma büyüme tepkisi.
17) Keratin (Eski Yunanca: Keratos-boynuz):
Omurgalıların epidermisinde ve tırnak, tüy, saç, boynuz
ve benzerlerinde bulunan boynuzsu, suda çözünmeyen bir
protein.
18) Keton Yapılar (): Yüksek yoğunluklarda
zehirleyici olan tam oksitlenmemiş yağ asitleridir.
İdrarla dışarı atılır, asidozise neden olur.
19) Kimera (Eski Yunanca: Chimaira-ateş saçan
aslanbaşlı, keçi): Vücudunda aynı ya da farklı
türlerin zigotundan türeyen hücre populasyonuna sahip
olan bireydir. Doğal olarak ikizlerde görülebilir ya da
yapay olarak oluşturulur.
20) Kines (Eski Yunanca: Kinesis-hareket):
Bir organizmanın bir uyartıya göstermiş olduğu tepki.
Tepkinin yönü uyartının yönüne bağlı değildir. (taksisteki
durumun aksine)
21) Kinestesis (Eski Yunanca: Kine-hareket+Aiathesis-algılama):
Biz, vücudumuzun çeşitli kısımlarının hareketi ve durumu
hakkında haberdar eden duygu.
22) Kininler (): Kanda ve dokularda yapılan ve
kan damarlarında, düz kasta ve bazı sinir uçlarında iş
gören polipeptidlerdir. Örneğin bradykinin ya da kalidin,
adenin içeren gruplardan birisi doku kültüründeki bitki
hücrelerinin büyümesini ve bölünmesini artırır.
23) Kirpik (Latince: Cilium-göz kapağı):
Hücrelerin serbest yüzeyi üzerinde kirpiksi sitoplazmik
çıkıntı. Düzenli titreşerek hücrenin hareketini sağlar.
24) Kitin (Eski Yunanca: Chiton-kısa kollu entari):
Eklembacaklıların dış iskeletini ve birçok mantarın
hücre duvarını teşkil eden, suda erimeyen, boynuz
özelliğinde bir protein-polisakkarittir.
25) Klayn (Eski Yunanca: Klinein-meyilli olmak):
Yayılma alanın bir ucundan ötekine yapı ya da işlev
bakımından sürekli değişkenlik serisi.
26) Kleidoik Yumurta (Eski Yunanca: Kleidouchos-anahtarlık):
Embriyosu bir larval evreden geçmeden doğrudan doğruya
minyatür bir ergine dönüşen sürüngen,kuş ve ilkel memeli
hayvan yumurtası.
27) Klimaks Kommünite (): Süksesyonda ulaşılan en
son ve kararlı kommünitedir. Klimaks kommünite çevre
koşullarıyla denge halinde olup belli bitki hayvan ve
türlerine sahiptir.
28) Klitoris (Eski Yunanca: Kleitoris-küçük tepe):
Vulvanın ön kısmında erkek penisine karşılık ereksiyon
yapabilen bir yapıdır.
29) Kloak (Latince: Cloaca-lağım): Aşağı
omurgalı hayvanların çoğunda sindirim, boşaltım ve üreme
sisteminin açıldığı oda.
30) Klon (): Bir atasal hücreden mitoz bölünmeyle
oluşan hücre populasyonu.
31) Klorenkima (Eski Yunanca: Chloros-yeşil+Phyllon-yaprak):
Klorofilli bitki dokusu.
32) Klorofil (Eski Yunanca: Chloros-yeşil+Phyllon-yaprak):
Fotosentez olayında güneş ışığı enerjisini kimyasal
enerjiye çeviren önemli pigment. (renk maddesi)
33) Kloroplast (Eski Yunanca: Chloros-yeşil+Plastos-oluşmuş):
Bitki hücrelerinin klorofil taşıyan organıdır.
Fotosentez merkezidir.
34) Koanosit (Eski Yunanca: Choane-huni+Kytos-boş
kab): İnce bir sitoplazmik yakası olan kamçılı
hücredir. Bazı bir hücreli hayvanlar ve süngerlere
özgüdür.
35) Kobalamin (): B12 vitamini. Alyuvarların
yapımında esas maddedir.
36) Kodon (): Bir amino asidin, kodonu oluşturan
üç komşu nükleotidin diziliş biçimi.
37) Koenzim (Latince: Cum-ile+Eski Yunanca:
En-içinde+Zyme-maya): Bazı enzim reaksiyonları
için gerekli olan ve enzime gevşek olarak bağlı bulunan
kısım.
38) Kohlea (Eski Yunanca: Kochlias-salyangoz):
İç kulağın bir kısmıdır. Salyangoz kabuğu biçiminde iki
buçuk dönüş yapan borusal yapı.
39) Kokus (Eski Yunanca: Kokkos-dut): Bir
mikrondan küçük yuvarlak bakteri.
40) Kolajen (Eski Yunanca: Kolla-zamk+Gennan-üretmek):
Bağ doku lifleri içinde bulunan ve kaynatılınca jelatine
dönüşen protein.
41) Koleoptil (Eski Yunanca: Koleo-kılıf+Ptile-tüy):
Tek çenekli bir bitki sürgününün açılmamış olan
yaprağını saran silindir biçimindeki kılıf.
42) Kolineerik (): RNA'nın nükleotid kodonlarının
linear dizilimiyle, polipeptitte bu dizilişle kodlanan
amino asitlerin lineer sıralanışı arasındaki haberleşme.
43) Kollenkima (Eski Yunanca:
Kolla-zamk+En-içinde+Chymos-özsu): Gövde ve
yaprak sapın da epidermisin hemen altında bitkiye des
tek sağlayan ve köşeleri kalınlaşmış hücrelerden oluşan
dokudur.
44) Kolloblast (Eski Yunanca: Kolla-zamk+Blastos-tomurcuk):
Ktenoforlar'da avı yakalamak için kullanılan yapışkan
hücre.
45) Kolloit (Eski Yunanca: Kollodes-yapışkan):
İki fazlı bir sistemdir. Parçacık büyüklüğü 1-100
milimikron olan bir faz, ikinci fazın içinde
dağılmıştır. Tiroid bezinde olduğu gibi bir boşluğun
çevresinde bir sıra halinde bulunan küçük epitel
hücreleri tarafından salgılanan jelatinimsi madde.
46) Kommünite (): Habitat denen küçük ya da büyük
bir alanda yaşayan populasyonlar topluluğu. Kommüniteyi
oluşturan canlılar çeşitli şekilde birbirini karşılıklı
olarak etkiler.
47) Koni (Latince: Conus-koni): a)
Retinanın parlak ışığa özellikle duyarlı olan, çeşitli
dalga boyundaki ışık ları ayırt edebilen ve renkli
görmeyi sağlayan konik fotoreseptör hücresidir.
b) Botanikte Gymnosperm'lerin üreme ile ilgili yapısı.
(kozalak)
48) Koniferler (Latince: Conus-kozalak+Berre-taşımak):
Sıcak ve soğuğa dayanacak biçimde uyum gösteren iğne
yapraklı Gymnosperm'lerdir. Kozalaklı bitkilerdir.
49) Konjugasyon (Latince:Conjugatio-karışma):
Birleşme faaliyetidir. İki hücrenin geçici olarak
birleşmesi sırasında nükleer maddenin karşılıklı olarak
değiştirildiği bir eşeysel çoğalma biçimidir.
Protozoa'lardan birçok Silyatlar'da ve bakterilerde
görülür.
50) Kontrasepsiyon (Latince: Contra-karşı+Conceptus-gebe
kalmak): Spermanın yumurtaya ulaşmasını ve
döllenmesini engelleyecek mekanik ya da kimyasal
maddelerin kullanılmasını içeren doğum kontrol yöntemi.
51) Konvergen Evrim (Latince:Cum-birlikte+Vergere-eğilmek):
Büyük ölçüde farklı kökene bağlı iki ya da daha fazla
organizmada benzer işlev yapan benzer yapıların bağımsız
olarak evrimleşmesi.
52) Kopulasyon (Copulare-birleşmek):
Eşeysel birleşmedir. Sperma hücrelerinin birinden
ötekine iletilmesi sırasında iki hayvanın fiziksel
birleşme faaliyeti.
53) Korpus Allatum (Latince:. Corpus-vücut+Allatus-eklenmiş):
Böceklerde beynin hemen gerisinde bulunan iç salgı
bezidir. Jüvenil hormonu salgılar.
54) Korpus Kallozum (Latince: Corpus-vücut+Kallosus-sert):
Memeli hayvanlarda iki beyin yarı küresini birleştiren
büyük komissür fibril demeti.
55) Korpus Luteum (Latince: Corpus-vücut+Luteum-sarı):
Olgunlaşan ve yumurtayı atan ovaryumda, ovaryum folikül
hücreleri tarafından oluşturulan sarı renkli bezdir.
56) Korpus Striyatum (Latince: Corpus-vücut+Striatum-çizgili):
Her beyin yarı küresi nin tabanında bulunan nöron ve
sinir liflerinden oluşan korteksin altındaki büyük küme.
57) Korteks (Latince: Cortex-kabuk): Bir
organın dış tabakası. Bitkilerde epidermisin altındaki
doku.
58) Koryon (): Sürüngen, kuş ve memeli
hayvanlarda embriyoyu saran örtü. Memelilerde
plasentanın yapısına girer.
59) Kotiledon (Eski Yunanca: Kotyledon-fincan
biçiminde oyuk): Bir bitkide embriyonun çenek
yaprağı.
60) Kovalent Bağ (): Bir ya da daha çok
elektronun ortaklaşa kullanılmasını kimyasal bağ.
61) Kretinizm (): Genç bireyde tiroid salgısının
doğuştan bulunmayışından ileri gelen durumdur. Beyin ve
vücut gelişiminde gerilik.
62) Kromatin (Eski Yunanca: Chroma-renk):
Hücre çekirdeğinin boyanabilen kısmı. Çekirdek içinde ağ
görünü münde olup DNA ve protein bileşimindedir.
63) Kromatin Noktası (): İnsan derisi ya da ağız
mukozasında olduğu gibi çekirdek çeperinde kromatin
birikimidir. Kinin nükleer eşeyselliğini saptamaya
yarar. Dişi hücrelerinin çoğunda var, erkek hücrelerinde
yoktur.
64) Kromatofor (Eski Yunanca: Chroma-renk+Pherein-taşımak):
Epidermisin alt tabakasında olduğu gibi pigment hücresi
ya da renk oluşturan plastid. Bazı bakterilerde klorofil
içeren tanecik.
65) Kromomer (Eski Yunanca: Chroma-renk+Meros-kısım):
Kromozomu oluşturan tesbih tanesi gibi tanecik dizisi.
66) Kromozom (Eski Yunanca: Chroma-renk+Soma-vücut):
Hücre çekirdeği içindeki kalıtsal maddedir. Genleri
içeren iplik ya da çubuk biçimindeki yapılardır.
67) Krosing Over (): Mayoz sırasında homolog
kromozomların sinapsları oluşturmasını ve bazı
kısımlarını karşılıklı değiştirme olayı.
68) Ksantofil (Eski Yunanca: Xanthos-sarı+Phyllon-yaprak):
Yeşil yapraklarda, otlarda ve öteki bitkisel maddelerde
karotinle bulunan sarı renkli pigment.
69) Kserofitler (Eski Yunanca: Xeros-kuru+Phyton-bitki):
Kurakçıl bitkilerdir. Çok az su içeren topraklarda
yaşamaya uyum gösteren yukka ve kaktüs gibi bitkiler.
70) Kseroftalmi (Eski Yunanca: Xeros-kuru+Opthalmos-göz):
Anormal bir biçimde kuruluk, matlık ve kornea üzerinde
boynuzsu epitel tabakası ile belirlenen bir çeşit
körlük. A Vitamini eksikliğinden ileri gelir.
71) Ksilem (Eski Yunanca: Xylon-odun):
Trakeofitlerde su ve suda çözünen tuzları ileten doku.
Trake ve trakeidlerden oluşur. Aynı zamanda bitkiye
mekanik destek sağlar.
72) Ktenoforlar (Eski Yunanca: Ktenos-tarak):
Vücudu jel biçiminde bir kümeyi saran iki tabakalı
hücreden olan deniz hayvanlarıdır. Dış yüzünde tarağa
benzer biçimde sekiz kirpik sırası vardır. Hayvan suda
bunlarla hareket eder.
73) Kuantum (Latince: Kuantum-kadar):
Işınım enerjisi birimidir. Elektrik yükü yoktur ve çok
az kütlesi vardır. Bir kuantum enerjisi, radyasyonun
dalga boyunun ters bir fonksiyonudur.
74) Kutup Hücresi (): Hemen hemen nukleustan
başka birşey içermeyen küçük hücredir. Oogenezisde
oluşur ve yumurtanın animal kutbunda küçük bir nokta
şeklinde görülür.
75) Kütin (Latince: Cutis-deri): Yaprak
yüzeyinden su kaybını önleyen mumsu, su geçirmez tabaka.
76) Kök Basıncı (): Bitki köklerindeki özsuyun
pozitif basıncı. Özsuyun, toprakta bulunan suya göre
hipertonik oluşu nedeniyle ortaya çıkar.
|