|
E
1)Echinodermata (Latince: Echinus-kirpi, denizkestanesi+Eski
Yunanc): Derisidiken liler filumu. Derisi dikenli deniz hayvanları deniz
yıldızı, deniz kestanesi v.b.
2) Effektör (): Bir organizmanın faaliyette
bulunduğu vücut yapısı, uyarıya karşı reaksiyon gösterme
arası. Örneğin kas ve bez.
3) Ekdizon (Eski Yunanca: Ekdysis-çıkarma):
Artropodlarda deri değişimini sağlayan hormon.
4) Ekilibrum (Latince: Aequus-eşit+Libra-denge):
Birbirine denk karşıt kuvvetlerin durumu.
5) Ekoloji (Eski Yunanca: Oikos-ev+Logos-söz,
konuşma): Organizmaların birbirleri, fiziksel ve
biyotik çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim
dalıdır.
6) Ekolojik Niş (): Bir organizmanın, bir
kommünite ya da ekosistem içinde yapısal adaptasyonuna,
fizyolojik tepkisine ve davranışına bağlı durumu.
7) Ekosistem (): Canlı ve cansız kısımlar
arasındaki madde alışverişinde bir devir izleyen ve
kararlı bir sistem oluşturmada birbirini etkileyen canlı
ve cansız kısımların doğal bir birimi.
8) Ekoton (): Komşu biomlar arasında oldukça
geniş bir geçiş bölgesidir. Bu bölge kısıtlı ölçüde de
olsa, ekoton için karakteristik olan bazı organizmalara
ek olarak yakın olan her biomdan bir miktar organizma
içerir.
9) Ekskresyon (Latince: Ex-dışarı+Cernere-ayırmak):
Boşaltım. Organizmadaki metabolik artıkların dışarı
atılması.
10) Ekspressivite (İfade Edilebilirlik):
Organizmadaki bir genin belirlediği kalıtlanabilen bir
sıranın ortaya çıkış uzamasını sağlayan bir kas.
11) Ektoderm (Eski Yunanca: Ektos-dış+Derma-deri):
Gastrulanın iki germ tabakasından dışta olanı, deri ve
sinir sistemini oluşturur.
12) Ekzergonik (Latince: Ex-dışarı+Eski Yunanca:
Ergon-iş): Dışarı enerji verilmesiyle
karakterize edilen reaksiyon.
13) Ekzotoksin (Latince: Exo-dış taraf+Toxicum-zehir):
Bakteri hücreleri tarafından dış ortama salınan çok
kuvvetli bir zehir.
14) Elektrolit (Eski Yunanca: Elektron-amper+Lytos-çözülebilir):
Çözeltide yüklü partiküllere yani iyonlara ayrılan ve
çözeltiden elektrik akımının geçmesini sağlayan madde.
15) Elektron Taşıyıcı Sistem (): Besin
moleküllerinden oksijene, elektron mitokondride bulunan
enzim sistemi.
16) Element (): Yörüngelerde seyreden eşit sayıda
elektronlara ve atom çekirdeğinde eşit sayıda protona
sahip olan atomlardan oluşmuş doğal ya da yapay, 100
kadar madde tipi.
17) Embolus (Eski Yunanca: Embolos-tıkaç):
Kanla taşınıp damarı tıkayan pıhtı ya da herhangi bir
parçacık.
18) Embriyo (Eski Yunanca: En-içinde+Bryein-şişmek):
Bir organizmanın gelişmesinin ilk evresi, döllenmiş olan
bir yumurtanın gelişim ürünüdür.
19) Emülsiyon (Latince: Emulsum-sağmak):
Başka bir sıvı fazda dağılan bir sıvı faz içindeki
kolloid.
20) Endergonik (Eski Yunanca: Endom-içinde+Ergon-iş):
Enerji absorpsiyonu ile karakterize edilen bir reaksiyon
dur. Meydana gelmesi için enerji gereklidir.
21) Endoderm (Eski Yunanca: Endom-iç+Derma-deri):
Archenteronu çevreleyen gastrulanın en iç tabakası olup,
sindirim sistemini ve bu sisteme ait organları
oluşturur.
22) Endokrin (Eski Yunanca: Endom-içinde+Krinein-ayırmak):
İç salgı. Başka bir organ ya da kısım üzerinde özel bir
etkiye sahip olan bir maddeyi kan ya da lenf içine
salgılama işlevini yürüten organlara ait.
23) Endoskeleton (Eski Yunanca: Endom-iç+ Skeleton-kuru
vücut): Vücudun içinde destek vazifesi gören
kemikli ve kıkırdaklı destek yapı.
24) Endosperm (Eski Yunanca: Endom-içerdeki+Sperma-tohum):
Tohumlu bitkilerde gelişen embriyoyu besleyen ve saran
dişi gametofitin besi dokusu. Gymnospermlerde haploid,
Angiospermlerde triploittir.
25) Enerjinin Sakınımı (Korunumu) Yasası (): Bir
temel fizik yasasıdır. Verilen herhangi bir sistemdeki
enerji miktarı sabittir. Enerji ne vardan yok
edilebilir, ne de yoktan var edilebilebilir, ancak bir
biçimden ötekine dönüştürebilir.
26) Engram (Eski Yunanca: En-iç+Grama-işaret):
Öğretmenin bir sonucu olarak beyinde meydana geldiği
farz edilen değişikliğe ait bir terimdir.
27) Entropi (): İş yapmaya uygun olmayan dağınık
enerji durumudur.
28) Enzim (Eski Yunanca: En-içinde+Zyme-maya):
Canlı bir organizma içinde özel kimyasal reaksiyonları
hızlandıran bir protein katalizördür.
29) Epiboli (Eski Yunanca: Epibole-örtü):
Bir gastrulasyon tipidir. Embriyonun animal kutbundaki
küçük blastomerler gelişir ve vegetal hemisferin
hücrelerini örter.
30) Epidermis (Eski Yunanca: Epi-üzerinde+Derma-deri):
Bir organizmadaki en dıştaki hücre tabakasıdır.
31) Epididimis (Eski Yunanca: Epi-üst+Didymos-testis):
Testise yakın, spermlerin toplandığı karmaşık şekilde
kıvrılmış tüptür.
32) Epifit (Eski Yunanca: Epi-üzerinde+Phyton-bitki):
Yalnız konum ve destek sağlamak için başka bitki
üzerinde gelişen bitki.
33) Epigenez (Eski Yunanca: Epi-üzerinde+Genesis-doğurulmak):
Döllenmiş ve farklılaşmış bir yumurtadan başlayarak yeni
yapıların ardışık olumunu ifade eden teoridir.
34) Epiglottis (Eski Yunanca:Epi-üzerinde+Glottis-dil):
Larinks girişi, glottisi örten kapağa benzer yapı.
35) Epikotil (): Bitki embriyosu ya da fidede
kotiledonların bağlanma yerinin üstünde kalan eksen
kısmı.
36) Epitelyum (Eski Yunanca: Epi-üzerinde+Thele-meme
başı): Damarları ve bazı küçük boşlukları
kaplayan vücudun dış ve iç yüzeyini örten doku
tabakasıdır. Az miktarda çimento maddesiyle
birleştirilmiş hücreleri içerir.
37) Esiospor (Latince: Aika-yara+Sporas-tohum):
İlk baharda berberis (kadın tuzluğu) üzerinde gelişen
buğday pasının ince duvarlı çift çekirdekli sporu.
38) Estrojen (): İkincil eşey karakterlerinin
gelişimini sağlayan ovaryum folikülleri tarafından
üretilen dişi eşey hormonu.
39) Estrus (Eski Yunanca: Şiddetli arzu):
Memelilerin dişilerinde şiddetli seksüel dürtüyle ortaya
çıkan sınırlı seksüel periyodun tekrarlanması.
40) Etholoji (Eski Yunanca: Ethos-gelenek+Logos-çalışma):
Doğal koşullarda hayvan davranışını tüm ayrıntılarıyla
inceleyen bilim dalıdır.
41) Etiolasyon (Eski Yunanca: Aitio-neden)):
Karanlıkta yetiştirilen bir bitkide klorofil eksikliği
nedeniyle sararma, bu durumda bitkiler küçük yapraklara
ve uzun, zayıf yapraklara sahiptir.
42) Euteria (Eski Yunanca: Eu-iyi+Therion-hayvan,
canavar): Yavrularını oldukça ilerlemiş bir
gelişim evresinde doğuran ve çok iyi gelişmiş bir
plasentası bulunan plasentalı memelilerdir. Monotremata
ve Marsupialia hariç bütün canlı memelileri içerir.
43) Eşik (): Bir uyartının, duyum meydana getiren
ya da algılanabilen alt sınır değeri.
|