Hayvanlarda davranışın kontrolünde sinir sistemi ve iç salgı
sistemi ,
davranışın oluşmasında kas ve
iskelet sistemi rol alır. Yavaş tepkiler
hormonlarla verilirken hızlı
tepkiler sinirsel ve turgorla verilir
Beslenme,avcıdan kaçma, ,yuva yapma davranışları ile yaşamda
kalma
şanslarını artırırken,
üreme,yavrularını koruma ile türün devamını garanti altına
alırlar.
Sonradan öğrenilmemiş davranışlara doğal davranışlar denir.Doğal
davranışlar
kalıtsaldır atalardan alınır.Bu
davranışlar otomatik şekilde gerçekleşir ve türe
özgüdür.
Örnek:Örümcek yakalayacağı canlıyla hiç karşılaşmasa bile ağ
örer ve avını
yakalayarak beslenir
Örnek:Her
canlı türü üreme dönemlerinde kendilerine özgü davranışlarla
cinsler
arasında
iletişim kurarlar.Vücut şekli,feromen ve çıkardıkları seslerle
karşı
cinsin
davranışlarında da etkili olurlar
Bazı
kalıtsal davranışlar canlı dünyaya gelir gelmez görülürken
bazıları belli bir gelişim evresinden sonra
oluşur. Kelebek larvasının besin olarak yaprağı yemesi hemen
gerçekleşirken koza örme davranışı belli bir gelişim döneminden
sonra gerçekleşir.
Genellemeler
a-Canlı türün yaşamda
kalmasını sağlayan özgün tepkimeleri vardır.
1-Deri değişimi esnasında gizlenme
2-Sincaplarda kış için besin depolama
3-Ayılarda kış uykusu için uygu yer bulma
b-Aynı uyaran farklı türlerde aynı davranışın oluşmasına neden
olmaz
1-Akvaryumdaki balık kedi için beslenme davranışı uyaranıdır
fakat kafesteki
papağan için uyaran değildir.
2-Euglena için ışık olumlu uyarandır ve ışığa yaklaşır. Amip
için olumsuz
uyarandır ve ışıktan uzaklaşır.
c-Bir uyaran her canlı türü için uyaran olmayabilir
UV ışınlar,yüksek - düşük frekanslı sesler ve bazı kokular pek
çok canlı
tarafından algılanmaz ve bunlar uyaran özelliği
göstermez fakat bu uyaranlar
pek çok canlı türü için besin
bulunması, haberleşme ve üreme için gerekli
davranışların
oluşumunu sağlar.
d-Bir canlı türü bir uyarana fiziksel ve fizyolojik olarak hazır
olduktan
sonra cevap verebilir
1-İnsanların yürüme,konuşma,üreme davranışları için belli
dönemlerin
geçirilmesi gereklidir
2-Yumurtadan çıkan larva belli bir beslenme döneminden sonra
koza örer
e-Davranış bireysel veya grupsal gerçekleşebilir Grupsal:
1-Göç eden kazlardaki uçuş şeklinin korunması
2-Saldırı esnasında bizonların kendilerini korumak için çember
oluşturması
3-Japon arılarının kovana saldıran eşek arılarını topluca
ürettikleri yüksek ısı ile
f-Canlılar kendine ulaşan pek çok uyarandan sadece kendisi için
anlamlı olan uyarana cevap verir.
1-Kurbağaların hareket eden böcekleri yakalaması hareketsizlere
tepki
vermemesi
2-Akbabaların ölü hayvan vücutlarına yönelmesi,Kartalın canlı
hayvan vücuduna
yönelmesi
g-Canlılar geliştikçe davranışları da karmaşıklaşır.
Tek hücrelilerde davranış
Tek hücrelilerde davranışların tümü kalıtsaldır.Davranış
sil,kamçı hareketi
,ameboid hareket endospor ve kist oluşumu
şeklindedir.Tek hücrelilerde
uyarana yaklaşma ve uyarandan
uzaklaşma şeklinde gerçekleşen davranışlara
taksi (Göçüm) denir.
Taksi davranışı uyarana yaklaşma (Pozitif taksi) veya uyarandan
uzaklaşma
(Negatif taksi) şeklinde gerçekleşir.
Uyaran çeşidine göre taksiler
1-Işık :Fototaksi
2-Kimyasal:Kemotaksi
3-Su:Hidrotaksi
4-Isı:Termotaksi şekillerinde olur.
Bitkilerde davranış
Bitkilerde çimlenme,çiçek açma,yaprak dökme,tropizma ve nasti
bitkilerde görülen önemli davranışlardır.Uyaran
ışık,ısı,su,kimyasallar ve travmalar olabilir.Tepkilerin
verilmesinde hormonlar düzenleyicidir. Tepki ise mitoz,turgor
değişimi veya asimetrik büyüme ile gerçekleşir. Yapılan çalışmalar bitkilerinde belli bir alanda ürettikleri
özel salgılarla birbirlerinin metabolizmalarını kontrol
ettikleri görülmüştür.Ayrıca etilenin etkisinde unutmamak
gerekir.
Bitkilerde nasti ve tropizma kalıtsal davranışlardır.
1-Tropizma(Yönelim):Asimetrik büyümeler sonucu
gelişir.Hormonların dağılımında görülen asimetri sonucu,
dengesiz turgor ve hücre bölünmeleri ile gerçekleşir.Yavaş
gerçekleşen davranıştır. Bu durum
bitkinin farklı kısımlarının hormonlara farklı cevap vermesinden
kaynaklanır.
Tropizmada daha çok uç meristeminden salgılanan oksin hormonu
etkilidir.
Örneğin uç kısımdaki oksin hormonu ışık varlığına göre farklı
dağılım gösterir Bu durum bitkide yönelmeyi gerçekleştirir. Oksinlerin dağılımı karanlıkta ve ışığın tepeden geldiği
durumlarda dengelidir. Bu yüzden bitkide her hangi bir yönelme
görülmez, ancak eğer ışık bir yönden geliyorsa ışığın geldiği
yönde oksin miktarı az, ışığın geldiği tarafın karşısında oksin
miktarı fazladır
a-Fototropizma (Uyaran: ışık)
Gövde pozitif tepki kök ise negatif tepki verir.
b-Jeotropizma (Uyaran:Yerçekimi)
Gövde negatif kök ise pozitif tepki verir. Bataklık ve sulak
ortam bitkilerinin bazı kökleri negatif jeotropizma gösterir. Bu
tip kökler havalandırma kökleri olarak adlandırılır ve bataklık
toprağında
O 2 nin az olmasından dolayı köklerin gaz alış verişinde rol
alırlar.
c-Hidrotropizma (Uyaran :Su) Kökler pozitif hidrotropizma
göstererek suyun fazla olduğu ortamlara doğru yönelirler.
d-Kemotropizma (Uyaran:Kimyasallar=asitler,bazlar,gübre)
Kökler
kimyasallara karşı pozitif (Gübre) veya negatif (Asit) tropizma
gösterirler.
e-Travmatropizma (Uyaran:Yaralanma)
Kökler yaralanmaya neden
olan faktörlere karşı negatif tropizma gösterir.
f-Haptotropizma (Uyaran:Temas) Sarmaşık ve fasulyenin sülük
gövdelerinde değmeye karşı pozitif tropizma gösterir.
2-Nasti(İrkilme):Bazı bitkiler ise uyartıların yönüne bağlı
olmaksızın çok hızlı tepki gösterebilirler. Bu tür
davranışlarında etken olan faktör turgor olayıdır.
Örnek:Küstüm otunun duyarlı yaprak¬ları dokununca hemen kapanır.
Örnek: Böcek yiyen bitkilerin çiçeğine böcek konunca çiçeğin
yaprakları hemen kapanır.
Bu hareketler turgor basıncındaki değişmelerle düzenlenir ve nasti hareketleri adını alır.Uyaranın yönüne bağlı olmaksızın
gerçekleşen tepki tarzındaki hareketlerdir.Uyarana göre
adlandırılır.
Notlar: Anahtar uyaran: İçgüdüsel
davranışın başlamasını ve zincirleme devam ettiren
uyarandır.Yırtıcının veya annenin sesi, dişinin veya rakibin
kokusu ,sıcaklık azalması, günlerin kısalması, gece
karanlığı vb uyaranlar canlılarda uyarı oluşturur.
Hayvanlarda bu uyarılar özel davranışların gerçekleşmesine
neden olur. Ancak bir uyaran bir tür için anlamlı iken başka
bir tür için anlam taşımayabilir.Her çevresel değişken
uyaran özelliği taşımayabilir
Şartlanma:Hedefe
ulaşmak için yapılması ve yapılmaması istenen
davranışların kazandırılması.
Spontane davranış:Dış
uyaran koşulu olmadan kendiliğinden oluşan davranış
Örn:heyecan,hiddet,uyuma,uyanma
1-Doğal(Genetik)
davranış
Bu davranışlardan bazıları doğar doğmaz yapılırken
örn:solunum bazıları belirli bir döneme
girildiğinde yapılır. Örn:Koza örme a-Refleks:Canlılarda dışarıdan gelen etkilere verilen
ani ve değişmez tepkilere refleks denilir. Refleks
hareketleri beyne ulaşmadan, omurilik tarafından yönetildiği
için hızlıdır. Sinir sistemine sahip tüm canlılarda refleks
davranışı vardır. . Bilinç dışı gerçekleşir.Kalıtsal ve türe
özgüdür.Değişebilirler Örneğin insanın dizine vurulursa ba¬cak
öne doğru hareket eder (diz kapağı refleksi), kurbağanın
bacağına asit değdirilirse hemen bacağını çeker
b-İçgüdüsel Davranış: Belli bir içgüdü davranışı
bir seri faaliyeti içine alır. Örneğin kuşların yuva yapma
içgüdüleri yuva yapımında kullanılan malzemelerin bulunması,
uygun yuva alanına taşınması, kendilerine özgü yuva şeklini
yapma gibi birçok faaliyeti kapsar. İçgüdü şeklindeki
davranışlarda bir organizma belli bir uyartıya karşı daima
aynı şekilde tepki gösterir. Çevresel etkiler içgüdüsel
davranışları etkilemez.İçgüdüsel davranışların şekli türe
özgüdür.İçgüdüsel davranışa bakılarak hayvanın hangi türden
olduğu saptanabilir.Benzer içgüdüsel davranışlara bakılarak
hayvanlar arasındaki kalıtsal yakınlıklar ve evrimsel
özellikler saptanabilir.
2-Öğrenilmiş Davranışlar İçgüdüsel davranışlar öğrenmeyle değişebilir,farklı şekillere
dönüşebilir. Öğrenilmiş davranışlar doğuştan kazanılmış
davranışlardan farklıdır. Çünkü hayvan yeni durumlara karşı, yeni
tepkiler geliştirir ve bu tepkileri uzun süre hatırlar. Öğrenme
çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir
a. Alışkanlık yoluyla öğrenme: Bir hayvan belli
aralıklarla tekrar tekrar aynı şiddette bir uyarana maruz kalırsa,
gösterdiği tepki yavaş yavaş azalır ve sonunda o uyarana tepki
göstermez. Örneğin; örümceğin ağına çubukla dokunulursa, hayvan hemen dokunulan
yere hızla hareket eder. Aynı hareket sürekli tekrarlanırsa,
örümceğin belli bir zaman sonra hiç tepki göstermediği görülür.
b. Şartlanma yoluyla öğrenme: Bu çeşit öğrenme
Pavlov'un köpekler üzerinde yaptığı deneylerle ispatlanmıştır. Pavlov, bir köpeğe besin verdiğinde ağzında salya salgısının
arttığını gözlemlemiştir. Sadece zil sesi duyurulduğunda köpek salya
salgılamaz. Pavlov köpeğe besin verdiği anda zil çalmış ve bu işlemi birçok kez
tekrarlamıştır. Bu şekilde birçok deneyden sonra köpeğin zil sesini
işittiği zaman besin verilmediği halde salya salgıladığını
görmüştür. Böylece araştırıcı yeni bir refleksin geliştiğini
göstermiştir. Burada şartlı refleks meydana gelirken, bir uyaranın yerini
diğerinin aldığını hatırda tutmak gerekir. Yani bir A uyaranının, B
tepkisini meydana getirdiğini kabul edelim. Eğer C uyaranının da B
tepkisini meydana getirmesi sağlanırsa, C uyaranı A uyaranının
yerini almış olur. Hayvan bu uyarana karşı, tıpkı eski uyarana
gösterdiği şekilde tepki gösterir.
c. İzlenimle öğrenme: Bu tip öğrenme daha çok
yeni doğmuş ya da yumurtadan yeni çıkmış yavrularda görülür.
Bu çeşit öğrenmeyle ilgili yapılan bir deneyde ördek yavruları
üzerinde çalışılmıştır. Araştırıcı kuluçka makinesindeki yumurtadan çıkan yavruların önünde
çömelerek ve ördek gibi ses çıkararak iki yana sallanarak yürüdüğü
zaman genç yavruların kendisini izlediklerini görmüştür. Daha sonra
yavrular gerçek ördeğin yanına götürülse bile, yine ördek sesi
çıkaran insanı takip etmişlerdir. Bu çalışmalar genç yavruların ilk
gördükleri hareketli ve sesli şeyleri takip etmeyi izlenimle
öğrendiğini göstermektedir.
d. deneme - yanılma yoluyla öğrenme: Bir
hayvanın yeni bir durum karşısında, meydana
gelecek iki tepkiden doğru olanını seçmesi ödül verilerek sağlanır.
Hayvan cezalandırılarak yanlış seçmeler önlenir. Çoğu organizma
birçok denemeden sonra doğru seçim yapmayı öğrenmiştir.
Refleks
İçgüdü-Göçler
İçgüdü-Yavru bakımı
İçgüdü-Ureme
Şartlanma
İzleme
Deneme-Yanılma
Sosyal
davranışlar
Toplumsal grupların önemli
özellikleri:
1.Sosyal hiyerarşi
2.Topluluğun kılavuzları vardır.
3.Güçlü bir iletişim ve haberleşme ağı vardır.
4.Toprağa bağlanma,yayılma ,avlanma alanları vardır.
Bu özellikler topluluğun yaşama şansını arttırır.Bireyler
arasındaki çatışmayı
azaltır.Enerjinin ve zamanın boşa
harcanmaması sağlanmış olur.
Hayvanlar arası iletişim türe özgü yollarla (koku,ses,hareket ve
organların şekli
değiştirmesi vb) sağlanır.
Hayvanların davranışlarındaki koordinasyon kalıtsal ,sinirsel ve
hormonsal olmak
üzere üç şekilde gerçekleşir
Hayvan gruplarının sağladığı faydalar
1-Korunma
2-Beslenme
3-Üreme
4-Enerjinin verimli kullanımı
Hayvanlar arası haberleşme şekilleri
1-Sesle :Her tür özgün sesi ile eş bulma,tehlikeyi
bildirme,besinin bulunduğu
yere çağırma gibi özel davranışlar
sergilerler
2-Özel hareketlerle:Kabarma,belli organları
(kanat,kuyruk,baş,kulak vb)hareket
Biyolojik saat:Belirli aralıklarla
tekrarlanan davranış şekillerini ifade eder.
Bu davranışlar,günlük,aylık,mevsimlik,yıllık olabilir.İnsanın
fizyolojik
etkinliklerinin çoğu ,günlük ritimler gösterir. Son
araştırmalara göre bu özellik
,beyinde bulunan ve pineal bez
denilen ışığa duyarlı bir yapı tarafından
düzenlenmektedir.Bu
yapı ,ışığın azalmasına bağlı olarak melatonin denen bir
hormon
salgılar.Melatonin seratonin hormonundan ışığın olmadığı
durumlarda
üretilir. Salgılanması karanlıkta artar,ışıkta
durur.Bu yolla uyku ve uyanıklılık
zamanı ayarlanır. Melatonin
canlıdaki düzenleyici rolünü engellemelerle yapar.
Örn: Yaban hayatta günlerin kısalması melatonin hormonunun
döngüsel
salgılanma süresini artırdığı için üreme sistemine
olumsuz etki yaparak üreme