Boşaltım sistemleri

  Boşaltım

 

      Canlılar yaşamlarını devam ettirmek için ihtiyaç duydukları

maddeleri bulundukları ortamlardan alarak metabolizmalarında

kullanırlar. Bu maddeleri yapısal , düzenleyici , işlevsel ve enerji verici

olarak  kullanırlar.Gerek metabolik olaylarla açığa çıkan gerekse

beslenme ile alınan bazı gereksiz ve zararlı madde ve yan ürünlerin

yaşamsal olayların gerçekleştiği ortamlardan uzaklaştırmak gerekir. Bu

maddelerin organizma dışına atılması olayına boşaltım denir. Bu işlevi

gerçekleştirmek için özelleşmiş yapılara boşaltım yapısı veya sistemi

denir.

 

Metabolik olaylar sonunda oluşan önemli boşaltım maddeleri:

1-CO2                          2-H2O                            3-NH3    

4-Üre(NH2-CO-NH2)      5-Ürik asit(C5H4N4O3)tir.

 

   
  Boşaltım maddeleri

   Üre, ürik asit, amonyak, keratin, Na, CL, K ,P ,albümin, ilaç yıkım

 ürünleri .

 

a-Protein yıkım ürünleri:                

            hidroliz                              

Protein --------------Amino asit     

                      Oksidasyon

Amino asit --------------------- CO2 + H2O +NH3  

 

b-Karbonhidrat yıkım ürünleri:

                              Hidroliz

Poli ve disakkarit-------------------Monosakkaritler                        

                              Oksidasyon

Monosakkaritler  ---------------------------CO2 + H2O

 

c-Yağların yıkım ürünleri:

                  Hidroliz

Nötral yağ  --------------Yağ asitleri + Gliserol

                                    Oksidasyon

Yağ asitleri + Gliserol ------------------------- CO2+H2O

                                      

d-Nucleik asitlerin yıkım ürünleri:

                  Hidroliz                 Hidroliz

DNA ve RNA---------nucleotidler----------------organikbaz+pentoz+posfat 

    

                                  oksidasyon

Organik baz + Pentoz--------------------CO2+H2O+NH3           

 

Not: NH3 (Karaciğerde üre ve ürik asit haline çevrilir.)        

 

Kompleks organizmalarda özellikle kara yaşamına uyumlulardan su

ihtiyacını karşılayabilenlerde amonyak karaciğerde üre haline çevrilir.

 Vücutlarında fazla su tutamayan böcek, sürüngen ve kuşlarda ise ürik

 asit haline çevrilir.

Bu reaksiyonlara ornitin devri denir. Oluşumunda enzimler görev alır ve

 enerji harcanır.  

 

NOT: Çoğunlukla azotlu artıklar organik bazların yıkımıyla oluşurlar.

 Purinler  (Adenin – Guanin) in  yıkımından ürik asit , Primidin (Timin ,

 Urasil ,Sitozin) in yıkımından üre ve NH3 oluşur.

 

Omurgalı organizmalarda suda yaşayan omurgasızlar, kurbağa ve

 balıklarda  azotlu artık maddeler amonyak olarak vücud dışına atılır.Dış

 ortamın su olmasıamonyağın suda çözünerek hızla dış ortama verilmesi

 nedeni ile azotlu artıkların vücutta birikme tehlikesi yoktur.

Sürüngen, kuşlarda ve böceklerde azotlu artıklar ise ürik asit olarak

atılır. Suda çözünmeyen ürik asit için organizma su kullanmaz. 

 Sürüngen ve kuşlar yumurta ile ürerle , yumurta gelişiminde ürik asit

 kristalleri suda çözünmeyip ve osmotik basıncı etkilemedikleri için

 rahatlıkla  allantoiste depolanır.Bu canlılar vücudlarında su

 depolamazlar su uçma anında ağırlık yapar

 

Böcek,Sürüngen   ve kuşlarda:

1-Ürik asidin boşaltımı için su kullanılmaması

2-Suda çözülmemesi

3-Daha az zehirli olması

4-Daha uzun süre vücutta tutulabilmesi

5-Osmotik basıncı etkilememesi

Bu canlıların yaşamsal olaylarına uygun düşer.

      

Memelilerde toprak solucanlarında azotlu artıklar üre olarak bir miktar su

 içinde çözülmüş olarak dışa atarlar Bu organizmalar boşaltımla

 kaybettikleri suyu kolayca karşılama şansları vardır.

NOT:Boşaltım maddelerini üre ve ürik asit haline dönüştürenler daha

fazla enerji harcamak zorundadırlar.

 

Azotlu artıkların toksik etkisi:( Çoktan aza)

1-Amonyak   2-Üre    3-Ürik asit

 

Azotlu bileşiklerin vücudta biriktirilme oranı (Çoktan aza)

1-Ürik asit   2-Üre    3-Amonyak

 

Azotlu artıkların atılımı için ihtiyaç duyulan su (Çoktan aza)

1-Amonyak      2-Üre        3- Ürik asit

 

Amonyak ve dönüşüm ürünlerinde aynı miktarda amonyak atılımı için

 harcanan

 enerji miktarı(Çoktan aza)

1-Ürik asit      2-Üre       3-Amonyak

 

 
  Su

 

a)Organik maddelerin sentezlenmesi

b)Maddelerin çözülmesi ,emilmesi,taşınması

c)Biyokimyasal olayların gerçekleşmesi

d)Fazla ısının uzaklaştırılması

e)Boşaltım maddelerinin dışa atılması 

f)Bitkilerde çimlenmenin gerçekleşmesi ,hayvanlarda embriyonun

 gelişmesi

g)Bazı canlılar için yaşam ve hareket alanıdır

h)Hidrostatik olarak destek ve formun korunması

 

Canlılar yaşadıkları ortam ve suya duydukları ihtiyaç farklıdır. Özel

adaptasyonları ile en iyi uyumu yapmışlardır.

 

Hayvanlarda:

1-Deride su kayıbını önleyen plaka,tüy ,kitin dış iskelet gibi yapıların

 oluşması.

2-Solunum yüzeyinin vücud içine alınması

3-Boşaltımla su kayıbını önleyen mekanizmaların gelişimi

4-Yaşam alanı olarak suya yakın çevrelerin seçilmesi

5-Sindirim sistemlerinde su emilimini yüksek olması

 

Hayvanlar ihtiyacı olan suyu şu şekillerde karşılarlar:

1-Suyun doğrudan alınması.( Sindirim sistemi, kökler)

2-Deri ile su almak (Kurbağalar,Bazı omurgasızlar)

3-Besinlerin yapısındaki sudan karşılamak

4-Metabolik su kullanmak

 

Hayvansal organizmalarda su kayıbı:

1-Boşaltım organlarından

2-Sindirim sistemi ile (Hidroliz ve sindirim artıkları ile)

3-Akciğerlerden

4-Deriden (Ter ,Göz yaşı vb.)

 

Bitkilerde su kayıbına yönelik uyumlar:

1-Su kayıbının sağlandığı stomaların;

a)Açılıp kapanmasının kontrol edilebilmesi

b)Sayısı

c)Konumu (Yüzeyde,Derinde,Yüzey üstünde)

d)Yaprağın Üstünde,altında veya her iki yüzünde olması

2-Köklerin suya yönelimi vardır

3-Kurak ortam bitkilerinde gövde ve yapraklar su kayıbını önleyecek

 değişikliklere sahiptir

4-Köklerin gerektiğinde su emiliminde aktif taşıma yapması

5-Emici kök hücrelerinin osmotik basıncının ortama göre fazla olması

6-Genç yapılarda epidermisin dış çeper kalınlaşması oranı, kutikula

kalınlığı,Mum salgısı varlığı.

7-Diğer bölgelerde suya karşı geçirimsiz olan mantar dokunun

 varlığı.              

 

Bitkilerde su kayıbı:

1-Terleme ile (Stoma,lentisel,kutiküla)

2-Gutasyon  (Yaşarma) ile (Hidatod lardan)

3-Fotosentezde (Organik madde sentezinde)

 

   
  Tuz

 

Tatlı sularda yaşayan organizmalarda en önemli sorun vücudlarında

tuzun tutulmasıdır.Bu organizmalar çok seyreltik idrar oluştururken

vücudlarında tuzun tutulması ve gerekirse dış ortamdan aktif taşımayla

tuzun alınmasını sağlayacak özel adaptasyonlar geliştirmişlerdir.

Tuzlu sularda yaşayanlarda ise vücudlarında suyun tutulmasını

sağlayacak şekilde özelleşmiş boşaltım organları ve vücuda alınan

tuzun fazlasını ise  tuz salgılayan özel bezler sayesinde vücud dışına

atarlar. Tatlı ve tuzlu su ortamlarında yaşayan balıklarda görülen özel

boşaltım fonksiyonları:

 

A-Tatlı su balıklarında:

1-Su içilmez.      .

2-Solungaçlardan vücuda fazla su girişi olur.                     

3-Solungaçlardan tuz kayıbı olur.                                         

4-Solungaçlarla dış ortamdan aktif taşıma ile tuz alınır.        

5-Böbreklerde süzülen tuz tekrar aktif taşıma ile kana geri verilir.

6-Bol sulu (Hipotonik) idrar oluşturulur

7-Deri vücuda su girişini önleyen yapılarla kuşatılmıştır.

8-Böbreklerde büyük bowman kapsülleri vardır.

9-Azotlu artıklar amonyak olarak solungaç ve böbreklerden,Üre olarak

 

B-Tuzlu su balıklarında:

1-Bol su içilir.                                                                        

2-Deri  vücuttan su kayıbını önleyen ve tuz girişini önleyen yapılarla

 kuşatılmıştır.

3-Solungaçlardan vücuda tuz girişi olur.

4-Vücuda giren fazla tuz solungaçlardan aktif taşıma ile

dışa atılır.

5-Azotlu artık amonyak olarak solungaçlardan dışa atılır.

6-Böbreklerin tuz atılımında rolü yoktur.

7-Böbreklerden atılan su çok az ve izotoniktir.

8- Glomeruluslar oldukça küçüktür.

 

 
  Bitkilerde boşaltım ve boşaltıma yardımcı yapılar

 

Not:Bitkisel organizmalarda tamamen boşaltıma özelleşmiş bir yapı

bulunmaz:

Bitkilerde bazı oluşumlar temel görevlerinin yanı sıra boşaltım

maddelerinin dışa atılımında veya canlıya zarar vermeyecek şekilde

depolanmasında rol alır

1-Yapraklar(Dökülme)                      2-Kökler    

3-Stomalar(Terleme,Gaz alış verişi)   4-Hidatotlar (Yaşarma)

 

 
  Boşaltım için özelleşmiş yapılar

Canlılar dünyasında boşaltım için özelleşmiş yapılar ve boşaltım

 maddeleri şunlardır:

1-Kontraktil koful:Su (Tek hücrelilerde) 

2-Pronefridyum:Su (Omurgasızlarda)  

3-Nefridyum;:Üre  (Omurgasızlarda)  

4-Malpighi tüpleri:Ürik asit  (Omurgasızlarda)     

5-Böbrekler:Amonyak , üre , ürik asit (Omurgalılar)

 

 

   
  Tek hücrelilerde boşaltım

 

 

Bütün hücre yüzeyi ile boşaltım yaparlar, yaşam ortamlarının su olması

metabolik artıkların difüzyonla kolayca dışarı verilmesini sağlar.

Ancak tatlı sularda yaşayan tek hücrelilerde en büyük sorun hipotonik

olan dış ortamdan hücreye giren fazla suyun dışa atılımıdır. Bu işlev için

kontraktil kofullar bulunur. Suyun kontraktil kofullarla dışa atılımı aktif

olay olup hücre enerji harcar. Kontraktil kofullar suyu dışa atarken suda

çözünmüş olarak bulunan boşaltım maddelerinide dışarı atar.

 

 

 
  Omurgasızlarda boşaltım

 

1- Vücud yüzeyi: süngerlerde  sölentera ve derisi dikenlilerde özelleşmiş

boşaltım yapıları bulunmaz. Su ile temas eden bütün vücud yüzeyi bu

canlılar için boşaltım yüzeyidir. Boşaltım maddeleri difüzyonla dış

ortama verilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2-Protonefridyum:Solucanlarda (Planaria) görülen  vücuda giren fazla

suyun uzaklaştırılması için özelleşmiş sistemdir. Alev hücreleri ve

bunların bağlı olduğu kanal sistemlerinden oluşmuştur.Bu canlılarda

metabolik artıkların atılımı vücud yüzeylerinden difüzyon ile olur. Ancak

yaşanılan  su ortamının özelliğinden dolayı vücuda giren fazla

miktardaki suyun dışa atılımında pronefridyumlar görev yapar. Su atılımı

ile beraber suda çözülmüş boşaltım maddeleride dışa atılır.

Pronefridyumlar da madde atılışı aktif olay olup enerji harcanır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

3-Nefridyumlar: Karasal yaşama uyum sağlamış toprak solucanlarında

görülen metabolik artıkların vücud dışına atmak için özelleşmiş

yapılardır. Sistem her segmentte bir çift olarak bulunur. Silli huni ile

başlayan ve bir sonraki  segmentte uzanıp sonlanan kanaldan meydana

gelmiştir. Boşaltım maddelerini direkt hücreler arası sıvıdan silli huni ile

alınır. Alınan sıvı içinde yararlı maddelerde vardır. Bir sonraki segmentte

kanallar kılcal kan damarları ile temastadır. Kılcal kan damarları kanal

içindeki yararlı maddelerin geri emilimini sağlarken,  bazı artıklarında

atılımını sağlar.Sistem seyreltik idrarmeydana getirir. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4-Malpighi tüpleri:Eklem bacaklılarda görülür.Karasal yaşama uyum

sağlamış böceklerde Vücud boşluklarında kapalı uçlarla başlayıp son

barsağa bağlantılı olan tüpsü kanallar şeklindedir.Tüpler dolaşım sıvısı ile

direkt temasta olup maddeleri dolaşım sıvısından alır.Tüp içine alınan

sıvıdaki yararlı maddeler ve suyun önemli kısmı tekrar geri emilir. Azotlu

artık ( ürik asit) macun şeklinde son barsağa taşınır.Son barsaktada

suyun geri kalan kısmı emilir. Azotlu artıklar sindirim artıkları ile

beraber katı maddeler olarak vücud dışına atılır. Maddelerin tüplere

alınımı ve geri emiliminde difüzyon ve aktif taşıma yapılır.

 

 

 

 

 

 
  Omurgalılarda Boşaltım yapıları

 

 

Omurgalılarda üç tip böbrek yapısı vardır.

 

1-Pronefroz tip:Boşaltım birimi nefridyumdur.Boşaltım maddeleri

glomerulusdenen kılcal damar yumağından silli huni ile başlayan

nefridyuma geçerler.Nefridyumlar segmantal diziliş gösterirler.Bu tip

böbrek yapısı bütün omurgalıların embriyonal döneminde ve kıkırdaklı

balıkların ergin döneminde görülür.Nefridyumlar ayrı ayrı wolf kanalına

açılır.(Pronefroz kanal)

 

2-Mezonefroz tip:Boşaltım birimi glomerulus ve bowman kapsüllerinin

oluşturduğu malpiğhi tüpleridir(Nefron).Segmantal diziliş gösterip wolf

(Mezonefroz kanal)kanalına açılırlar.Sürüngen , kuş ve memeli

embriyoları ile balık ve kurbağaların erginlerinde görülür.

 

3-Metanefroz tip: böbrek yapısında temel boşaltım birimi glomerulus

ve bowman kapsülünden oluşmuş (malpiğhi tüpleri) nefron lardır.Farklı

olarak nefron lar ortak bir kanalla böbrek havuzuna ve buradan tek

kanallar  mesaneye açılır.Bu kanala üreter denir.Bu kanal sperm

taşımaz.Memelilerde mesaneden uretra ile vücud dışına açılır.

 

Sürüngen kuş ve memelilerde mezonefroz kanalı erkek bireylerde

epididimis haline dönüşür.Wolf kanalı vasdeferans haline dönüşür.

Dişilerde iki yapı tamamen körelir.

 

Kloak:Balık, kurbağa, sürüngen ve kuşlarda bulunan yapı sindirim,

boşaltım ve üreme hücrelerinin dışa atıldığı yapıdır.Memelilerde

bulunmaz.

 

Wolf kanalı:Balık ve kurbağaların erkek bireylerinde bulunur.Üre ve

spermin dışa atılımını sağlar.Sürüngen,kuş ve memelilerin erkeklerinde

wolf kanalının yerini vasdeferans kanalı almıştır.

 

Müller kanalı:Balık ve kurbağalarda dişi bireylerin ovaryumundan

bırakılan yumurtaların dışa atılımını sağlar. Sürüngen ve kuşlarda müller

kanalı daha gelişkin olup :

a-iç döllenmenin gerçekleştiği yerdir.  b-Yumurta akının oluştuğu yerdir.  

c-Yumurta kabuğunun oluştuğu yerdir   d-Bazı türlerde embriyonik

gelişimin tamamlandığı yerdir.(Ovoviviparlarda)

               

Kuş ve sürüngenlerin erkeklerinde rudimenter müller kanalı bulunur.

Testislerde üretilen spermler vasdeferans kanalı ile  kloaka taşınırken

boşaltım maddeleri üreter ilke kloaka taşınır.

 

         

                                         Balık ve Kurbağalarda 

 

          

                                             Sürüngen ve Kuşlarda

 

      

                                                 Memelilerde

 
  İnsanda Boşaltım sistemi

 

 

Böbreklerin organizmalardaki temel görevlerini şöyle

sıralayabiliriz.

1-Metabolizma artıkları ve zehirli maddeleri atar.

2-Organizmada su ve mineral miktarını belirler.

3-İç ortamın iyon dengesini düzenler.

4-Plazmanın osmotik basıncını düzenler.

5-Kendine bağlı bezlerle hormonal düzenlemede rol alır.

6-Kanın asit ve baz dengesini düzenler.

 

Böbreğin Görevleri :

Filtrasyon : Kanın bir kısmı içinde çözünmüş maddelerle süzer.

Geri Emilim : Süzülen maddelerin bir kısmı geri emilir.

Salgılama : Bazı maddeler süzülmediği halde böbrek tarafından

salgılanır.

 

Böbrek boşaltım birimi nefrondur. Nefronun kısımları şunlardır.

a-Malpighi cismi (  Glomerulus ve bowman kapsülü )

b-Proksimal kıvrım

c-Henle kulpu

d-Distal kıvrım

e-İdrar toplama kanalları

 

Bir insan böbreğinde yaklaşık 1 milyon nefron bulunur. Kalpten

pompalanan kanın % 25 ‘ini böbrekler alır ve süzer 1 günde 180 lt.

süzüntü meydana getirilir. Böbreklerde dakikada 125 ml.  süzüntüye

karşılık 1ml idrar meydana getirilir.

 

Glomerulus :

Böbrekte bowman kapsülü ile beraber malpighi cismini yapan atardamar

kılcalıdır vücut kılcallarından farklı olarak bu kılcalda kan getirende

götürende atardamardır.

 

Bu nedenle glomeruluslar doku  kılcallarından bazı farklı

özellikler taşırlar.

1-İki atardamar arasında yer alır. Oysa doku kılcalı arter ve vena

arasında yer alır. 

2-Doku kılcallarında hidrostatik basınç arter ucunda 40 mmHg olup vena

ucunda ise 15 mmHg kadardır. Glomerulusta ise 60 mmHg olup her

noktasında aynıdır. Buda her noktadan güçlü bir süzüntü oluşturma

gücü demektir.

3-Glomerulusta iki katlı epitel vardır. Buda protein ve kan hücrelerinin

süzüntüye geçmesini önler buna karşın doku kılcalı tek katlı olup

süzüntüsünde bazı proteinler ve kan hücreleri bulunur.

4-Doku kılcallarında arter ucunda süzüntü oluşurken vena ucunda geri

emilim gerçekleşir. Oysa glomerulusta sadece süzüntü oluşur geri

emilim oluşmaz.

5-Glomeruluslardan kan hücreleri ve büyük proteinlerin damar dışına

çıkışı olmaz

( NOT : Böbreklerde filtrasyon hızı renin hormonu ile kontrol edilir.)

 

Böbreklerde süzülme olayı:

Glomerulusta hidrostatik basınç 60 mmHg dır. Filtrasyona neden olur.

Ancak gerek glomerulustaki kanın 32 mm/hg lik osmotik emme gücü ve

bowman kapsülündeki sıvının 14 mm/hg lik hidrostatik basıncı

filtrasyonu engelleyen güçtür. Bu nedenle filtrasyon 60-(32+14)=18

mm/hg lik bir güçle gerçekleşir.

                                                                

                                      Glomeruluslarda süzülmeyi sağlayan

                                              Glomeruluslarda hidrostatik

                                               Basınç      60 mmhg            

        Glomerulusta Filtrasyon engelleyen

                                             1- Bowman kapsülünde hidrostatik

                                                      basınç 14 mm/Hg

                                             2-Glomerulus osmotik

                                                      emme 32 mm/Hg    

                                ------------------------------------------------------------------

                                              Kan 24 mmHg basınçta filtre edilir.

 

Filtrasyon la dakikada 125 ml günde 180 lt plazma süzülür.Böbreklerde

filtrasyon fiziksel etki ile malpighi cisminde  ( Bowman kapsülü –

Glomerulus ) gerçekleşir.Süzüntünün oluşumunda hidrostatik basınç

etkendir.

 

Filtre edilen temel plazma ürünleri şunlardır:

Su , glikoz , amino asitler , üre , amonyak , ürik asit , çeşitli iyonlar ,

fosfatlar ,kreatin çeşitli asitler ve ilaçlar.

 

Filtre edilmeyen maddeler :

kan hücreleri , yağ , plazma  proteinler v.b. büyük moleküllere bağlanan

demir ,eser mineraller ve bazı vitaminlerde süzüntüye geçmezler.

 

Böbreklerde geri emilme ile tekrar kana verilen maddeler ise

 şunlardır:

Glikoz ve amino asitlerin tümü suyun % 99 , ürenin % 44 ‘ ü , Na , Cl .

K veHCO3 gibi iyonların gerekli kadarı geri emilir. Bu emilim  difüzyon ,

kolaylaştırılmış difüzyon ve aktif taşıma ile gerçekleştirilir. Kreatin ,

inulin  gibi maddeler geri emilmez. Aktif taşıma ile glikoz , amino asit ,

Na , ürik asit ve bazı asitler emilirler. Diğerlerinin geri emilimi difüzyon

ile gerçekleşir.

 

Böbreklerde salgılama olayı ile H , amonyak , K , seratonin v.b. ilaç

yıkım ürünleri penisilin gibi vücuttan uzaklaştırılır, sekreksiyonu

(salgılama) aktif  taşıma ile gerçekleşir.

 

NOT : Ot yiyenlerde H sekreksiyonu olmasına karşın idrar alkalidir.

NOT : Organizmada  homeostasinin korunmasında rol oynayan

sistemlerden

solunum sistemi Asit- Baz  dengesini korurken boşaltım sistemi Asit –

Baz dengesinin yanında Su – Tuz dengesini de kontrol eder.

 

Organizmada böbrekler fonksiyonunu değişmez tutması gerekmektedir.

Pek çok sistem metabolik aktiviteye göre fonksiyonlarda değişmeler

meydana gelirken böbreklerde filtrasyon değişmez tutulur.. Bu işlev

diğer sistemlerin işlevlerinden etkilenmez.   ( Solunum , Dolaşım , Sinir ,

İç salgı v.b. )

Böbrekler bu işlevi otoregulasyonla yani kendi iç kontrolü ile

gerçekleştirir.  Bu iş için salgıladıkları özel hormona renin denir.

 

  

 

 

 

 
  Nefron kısımları ve fonksiyonları

 

1-Bowman kapsülü:

a-Sadece filtrasyon la süzme gerçekleşir.

b-Tek katlı yassı epitelden oluşmuştur.

c-Süzülme  glomeruluslardaki kanın hidrostatik basıncı ile gerçekleşir.

d-Kan hücreleri ve kan proteinleri (Albümin,globülin vb. Ayrıca bu

proteinlere bağlı bazı mineraller) hariç süzüntü kan plazması ile aynıdır.

e-Dakikada 125 ml . günde 180 lt kan süzülür.

 

2-Proksimal kıvrım:

a-Geri emilim ve salgılama gerçekleşir.

b-Fonksiyonlarını aktif taşıma ve difüzyon la gerçekleştirir.

c-Su ve Na nın çoğu, Glikoz ve Amino asitlerin tamamı, Üre, Elektrolitler

bu bölgeden geri emilir

d-Glikoz , Na ve fosfat aktif taşıma ile Su , K ve karbonat Osmoz ve

difüzyonla geri emilir. Glikoz % 100  bu kısımdan geri emilir. Penicilin

ise salgılama ile kandan idrara verilir.Aktif taşıma ile yapılı

e-Kanalı oluşturan epitel hücreleri microvilluslara sahiptirler

 

3-Henle kulpu:

Henle kulpunda Cl aktif olarak emilir. Na pasif olarak emilir. Suyun

büyük kısmı geri emilir ve idrar  yoğunlaştırılır. İdrarın yoğunlaşması bu

bölge faaliyeti ile gerçekleşir.Suyun geri emilimi inen kolda gerçekleşir.

 

A-İnen kol:

a-İnce ve oldukça dardır

b-Su,Na,Cl ve ürenin geri emilimi olur

c-İdrarın yoğunlaştırılmasında rol alır

 

B-Çıkan kol:

a-İnen kola göre daha kalındır

b-Suyun geri emilimi görülmez

c-Na,Cl ve Bikarbonat iyonlarının geri emilimi görülür

 

4-Distal kıvrım:

a-Bu kanalda hücrelerdeki microvillus sayısı oldukça çoktur

b-Hücrelerdeki mitokondri oranı oldukça çoktur

c-Su ve üreye karşı geçirimsiz olup geri emilimi olmaz

d-Na,K,Cl iyonlarının geri emilimi gerçekleşir

e-Gerekirse H ve bikarbonat iyonları,NH3,Penisilin vb. ilaç yıkım

ürünlerinin salgılanması gerçekleşir

f- H2O ve HCO3 pasif olarak , Na ise aktif olarak geri emilir. Ayrıca

idrara H ve NH3 aktif olarak salgılanır. İdrar asitleşir.

 

Not:H ve bikarbonat iyonlarının salgılanması kan ph’sının düzenlenmesi

amacı ile gerçekleştirilir

Not: Gerekirse  ADH kontrolünde H2O nun geri emilimi gerçekleşir

 

Memelilerde boşaltıma yardımcı yapılar:

1-Böbrekler: H2O,NH3,üre,ürik asit, tuzlar,ilaç yıkım ürünleri          

2-Akciğer:CO2 ve H2O   

3-Karaciğer ve sindirim organları: Safra pigmentleri ,Su,elektrolitler  

4-Deri:H2O , Tuz

 

 

 

 

 
     Animasyonu izle    

 Ana sayfa...     Önemli notlar...     Başlangıç sayfası yap...     e-mail yolla...     Yazdır...